22 Mart 2011 Salı

Yeni Anayasa Üzerine

YENİ ANAYASA NASIL HAZIRLANMALIDIR?

Yeni anayasa kesinlikle herkesin kolaylıkla katılabileceği bir platformda yani 20 milyondan fazla kişinin bulunduğu internet ortamında yapıcı görüş alışverişlerinden yararlanılarak hazırlanmalıdır. Yeni anayasa için platform hazırlanmadan önce sivil toplum kuruluşlarından ve tüm siyasi partilerden kısmi ve tam anayasa önerileri talep edilmeli, bu anayasa önerileri internet ortamında kamuoyuna sunulmalıdır. Daha sonra gelen anayasa önerilerinden de yararlanılarak yeni anayasada yer alacak maddeler için içindekiler tablosu hazırlanmalıdır. Bu içindekiler tablosu maddelerin konuları ifade etmeli, madde cümlelerini içermemelidir. Bundan sonrası bu içindekiler tablosunun hukuki açıdan sıkıntı oluşturmayacak bir üslupla doldurulması yani maddelerin yazılmasıdır.
Elde edilen anayasa maddeleri hakkında yine internet ortamında yorumlar toplanılır ve maddeler tartışmaya açılır. Anlaşmazlık olan noktalarda internet ortamında anketler düzenlenerek anlaşmazlıklar giderilir ve rötuşlar yapılır.
Elde edilen anayasa taslağı dil bilimcileri ve hukukçuların da değerlendirmesine sunularak düzgün ve anlaşılır olması sağlanır.
Elde edilen anayasa maddeleri son olarak internet ortamında tek tek oylamaya sunulur, geçer not alan maddelerin yeni anayasada kullanılacağına karar verilmiş olur. Geçer not alamayan maddeler üzerinde değerlendirmeler ve anketler yapılarak uzlaşı sağlanıncaya kadar çalışma devam eder.
Son haline getirilen yeni anayasa mecliste oylamaya sunulur ve referandum yapılır. Bu süreçlerde meclisten ve referandumdan geçemediği takdirde süreç başa alınır.

ANAYASA ÖNERİLERİ

Şu ana kadar yeni anayasa için TÜSİAD’ın bir yeni anayasa önerisi bulunmaktadır. Bu dokümanı inceleyerek ben de kendi önerilerimi hazırladım ve sizlere sunuyorum. TÜSİAD'ın anayasa önerisinde benim dikkatimi çeken başörtüsü konusunda kısmen özgürlük getirip kısmen sakıncalı bulan ve sınırlama getirilmesini talep eden TÜSİAD çoğu insanın midesini bulandıran şiddetli derecede rahatsız eden eşcinselliğin tamamen serbest olmasını talep etmektedir ve Türkiye'nin kültür ve geleneklerine bu bakımdan halen ters düşmüş durumdadır. Bunun haricindeki konularda güzel öneriler hazırladıklarını düşünüyorum.

TEMEL İLKELER

Yeni anayasanın temel ilkeleri şu şekilde olmalıdır:
  1.  Birey ve insan odaklı olmalıdır
  2. Eşitlik, adalet ve özgürlük eksenli olmalıdır
  3. Kısa, genel ve tutarlı olmalıdır
  4. Devletin ulusal ve ulaslararası görev ve hedeflerini tanımlamalıdır
  5. Devletin vatandaşına hizmet kalitesini ve bakış açısını tanımlamalı, vatandaşı üstün kılmalıdır.
  6. İnsan, kadın, çocuk, engelli, çalışan haklarına ve doğaya değer vermelidir
  7. Kuvvetler ayrılığı ilkesi önemsenmelidir
  8. Temiz ve tarafsız ortalama bir insana rahatsızlık veren her türlü suç genelleştirilerek yasaklanmalıdır, tüm yasaklar bu genelleştirilen yasaklarla sınırlanmalı, diğer her türlü şey özgürlük olarak değerlendirilmelidir

TARTIŞMALI KONULAR

Laiklik

Yeni anayasada laiklik ilkesine yer verilmeli ve laiklik tanımlanmalıdır, kamusal alan tartışmaları ortadan kaldırılarak insanların her yerde inançlarını yaşabilme özgürlüğü getirilmeli ve devletin de ayrım yapmaksızın din eğitimi ve dinlere destek verebilmesi, devletin dini düşman ya da tehdit olarak görmemesi, dine yönelik hizmetlerin de devlet tarafından verilmesinin vatandaşın hakkı olduğu yeni anayasada belirtilmelidir. Laikliğin bizce tanımı “Devlet belirli bir din ve inanış için pozitif ya da negatif ayrımcılık yapamaz, vatandaşlarının ve görevlilerinin inançlarının gereği gibi yaşamalarını engelleyemez ve sınırlandıramaz, tüm vatandaşlarının din ve inançlarını tanır ve talep üzerine temsil edebilir,  herkese eşit hizmet etmekle yükümlüdür. Devlet tarafından temsil edilmek istemeyen dinler ve inanışların kendi organizasyonlarını kurmalarını engelleyemez ve sınırlandıramaz.”

Başörtüsü

Tartışmalı bir konu olan başörtüsünü yasaklamanın negatif ayrımcılığa girdiğini, inanışları gereği kapananların temel hakkı olan inancını özgürce yaşamaktan mahrum kaldığını düşünüyoruz. Bu nedenle başörtüsünün ve inancını özgürce yaşamanın her alanda serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece üniversite öğrencileri değil, öğretmenlerin, milletvekillerinin, hakim ve savcıların da kültürümüzün bir parçası olan başörtüsünü takmalarında hiçbir sakınca görmüyoruz. Çocukların etkilendiğini ileri sürenlerin başörtüsünün büyük bir çoğunluk tarafından takıldığını görmediklerini bunun topluma işlemiş toplumun bir parçası olan bir kültür bir gelenek haline geldiğini görmelerini istiyoruz. Bu nedenle başörtüsü ve inancının şartı olarak olması gereken ne varsa her türlü materyalin, davranış ve eylemin her alanda serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz.

Eşcinsellik

Eşcinsellik konusunda bizim görüşümüz, toplumun büyük bir kesiminin tepkisini çeken eşcinselliğin alelade yapılmasının yasaklanmasıdır. Amaç eşcinselliği tamamen ortadan kaldırmak değil, alelade yapılarak rahatsızlık vermesini önlemektir.

Zina

Yine tartışmalı olan zina konusunun da yasaklar arasına alınması ve aile kurumunu tehlikeye attığı bunun bir suç olması gerekmektedir. Fakat zina ve eşcinsellik suçlarına ceza verebilmek için 4 şahit olması zorunluluğu olmalıdır. Gizlece vuku bulduğu takdirde mesele yoktur. 4 şahit varsa alelade yapılmış ve suç kapsamına girmiş demektir. Mevcut anayasada zina ve eşcinselliğin serbest olması ve öte taraftan başörtüsünün yasak olması, diyanetin ve din derslerinin kaldırılması gibi talepler çoğunluğu müslüman olan Türkiye'nin müslümanlara yönelik negatif ayrımcılık yaptığı durumunu güçlendirmektedir, çoğunluğu rahatsız eden bu durumun dengelenmesi ve adaletin ve eşitliğin sağlanması gerekmektedir.

Kimlik

Kimlik konusunda bizim görüşümüz yeni anayasada Türklük ya da Türk Milleti gibi ifadelerinin kullanılmaması, belirli bir etnik kimliğe yer verilmemesi ve anayasanın farklı kimlikleri kapsayacak şekilde hazırlanmasıdır. Yeni anayasa tüm vatandaşların kimlik, din, dil, ırk, mezhep, kültür ve tarihini tanımalı, anadilde eğitim hakkının önü açmalıdır.

Egemenlik

Yeni anayasa egemenliği millete vermeli ve bunun sadece seçim boyutuna sıkıştırmaktan çıkararak devletle olan tüm ilişkilerinde vatandaşın memnuniyetine ve tercihlerine değer vermelidir.

Hizmet Kalitesi

Yeni anayasa devletin ve özel sektörün işini düzgün yapması konusunda da vatandaşa güvence vermelidir. Anayasa vatandaşla devlet arasında bir sözleşme olmalı ve devletin hizmet kalitesini ve hızını artıracak maddeler içermesinin vatandaşın bir hakkı olduğunu düşünüyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Diyanet İşleri Başkanlığının laiklik ilkesi çerçevesinde revize edilerek farklı dinlere de hizmet etmesi sağlanmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından temsil edilmek istemeyenlerin kendi kuruluşlarını kurmalarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Zorunlu Din Dersleri

Zorunlu Din Derslerinin zorunlu olmamasını fakat standart ders programında bulunmasından ve din dersinin kalitesinin artırılmasından yanayız fakat din dersi istemeyenlerin okul yönetime bildirerek çocuğunun din dersinden muaf tutulmasını kolaylıkla sağlayabilmelidir. Mahkeme kararı istenmemelidir. Özellikle din dersi istemeyenlerin okul yönetimine bildirerek kolaylıkla bu dersten muaf tutulmasının bu konudaki tartışmaları sonlandıracağına inanıyoruz. Eşitlik ilkesi gözetilerek din dersinde belirli bir din anlatılmak yerine tüm din ve inanışlar hakkında genel bilgi içermesinin daha uygun olacağı görüşündeyiz. Ayrıntılı dini eğitim almak isteyenlere ise ek olanaklar tanınmalıdır.

Din Hanesi

Nüfus cüzdanlarındaki din hanesinin kaldırılmasının doğru olmadığını düşünüyoruz. Cenaze işlerinin dine göre yapılması açısından din hanesi kalmalıdır fakat istemeyen kolaylıkla boş bırakabilmelidir.

Özerklik

Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasından, üniter yapıyı esneterek tüm il yönetimlerinin makul ölçülerde özerkleştirilmesinden, kullanılacak dilin, eğitim programının, kültürel çalışmaların daha fazla kişiselleştirilmesinin ve yerelleştirilmesinin önü açılmalıdır, devletin bölgelere göre özelleştirilmiş (yerelleştirilmiş) kurum ve kuruluşları da olabilmelidir, fakat Kürtlerin çoğunlukta olduğu belirli bir bölgenin Kürdistan bölgesi adıyla özerkleştirilmesinin Türkiye’nin bütünlüğünü tehlikeye atabileceği için daha çok bölgenin sıkıntı yaşadığı haklar ve özgürlükler konularında iyileştirmeler yapılmasının önünün açılmasının gerektiğini, bundan sonrasının da kürt vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda geliştirilmesinden yanayız. Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir bölgenin özerk bir yönetime dönüştürülmesi yerine il yönetimlerinin özerkleştirilmesinin yani yetki ve güçlerinin artırılmasının daha faydalı olacağı görüşündeyiz, zira Kürtler Türkiye’nin geneline dağılmış bir şekilde bulunmaktadır, Türkiye’nin her yerinde özgür ve haklarına sahip olabilmelidir.


Başkanlık Sistemi

Yeni anayasada bu konunun da ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Koaliasyon hükümetlerinin bu ülkeye zararı olduğu gerekçesiyle başkanlık sistemine geçilmesi taraftarıyız.

Hiç yorum yok: